TCK m. 146(1) hükmü, kullanma hırsızlığı suçunun takibini şikayete bağlı kılmıştır. Bu şartın, suçun temel şekli olan TCK m. 141'deki hırsızlık suçunun re'sen takip edilmesiyle yarattığı çelişkiyi ve bu farklılığın ardındaki kanun koyucunun amacını hukuki olarak yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44087

Bu farklılığın ardındaki kanun koyucunun amacı, suçun haksızlık içeriğindeki azalmayı ve failin kastındaki farklılığı dikkate alarak, eylemi daha az cezalandırılabilir ve toplumsal barışı daha az bozan bir nitelikte görmesidir. Temel hırsızlık suçunda (TCK m. 141) failin kastı, malı kalıcı olarak mülk edinmektir ve bu, malvarlığı hakkına yönelik ağır bir ihlaldir. Bu nedenle kamu düzenini doğrudan ilgilendirir ve re'sen takip edilir. Kullanma hırsızlığında (TCK m. 146) ise failin kastı, malı sadece geçici olarak kullanıp iade etmektir. Buradaki haksızlık, mülkiyet hakkından ziyade, malikin mal üzerindeki 'zilyetliğinden geçici olarak yoksun bırakılması' ve 'kullanma-yararlanma hakkının' ihlalidir. Kanun koyucu, failin iade niyeti taşıması nedeniyle eylemin haksızlık içeriğinin daha az olduğunu, mağdurun zararının daha sınırlı kalabileceğini ve bu nedenle uyuşmazlığın taraflar arasında çözülebileceğini varsayarak, bu suçu şikayete tabi kılmıştır. Bu, mağdurun iradesine öncelik veren ve ceza adalet sisteminin iş yükünü azaltmayı hedefleyen bir suç politikası tercihidir.