Bir sanık hakkında hem 'hırsızlık' hem de bu hırsızlığı işlerken çaldığı araca zarar vermesi nedeniyle 'mala zarar verme' suçundan dava açılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/2-684 E. sayılı kararına göre bu durumda iki ayrı suçtan ceza verilebilir mi? 'Fikri içtima' ve 'suçların erimesi' kavramları çerçevesinde durumu analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44080

Hayır, bu durumda iki ayrı suçtan ceza verilemez. YCGK'nın 2013/2-684 E. sayılı kararına göre, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyanın (aracın) çalınması sırasında, bizzat o eşyaya zarar verilmesi (örneğin düz kontak yapmak için kabloların kesilmesi) ayrı bir mala zarar verme suçu oluşturmaz. Hukuki gerekçesi şudur: Mala zarar verme fiili, hırsızlık suçunun işlenmesi için gerçekleştirilen bir araç eylemdir ve hırsızlık suçunun maddi unsurları içinde 'erimektedir'. Failin asıl kastı mala zarar vermek değil, o maldan faydalanmaktır. Hırsızlık suçu, malın tamamının zilyedin elinden alınmasıyla zaten malvarlığına yönelik en büyük zararı vermektedir. Bu nedenle, ayrıca mala zarar vermeden ceza verilmesi, aynı eylemle ihlal edilen aynı hukuki yarar (malvarlığı) için çifte cezalandırma anlamına gelir. Bu durum, bir tür bileşik suç (mürekkep suç) veya tüketilen norm-tüketen norm ilişkisi olarak değerlendirilebilir. Ancak hırsızlık sırasında suçun konusu olmayan başka bir eşyaya (örneğin arabanın içindeki telefonu çalmak için camı kırmak) zarar verilseydi, o zaman hem hırsızlıktan hem de (cam için) mala zarar vermeden ayrı ayrı ceza verilirdi.