5271 sayılı CMK'nın 261. maddesine göre, avukatın kanun yollarına başvurma hakkının sınırı nedir? Müdafi, sanığın beraat ettiği bir hükme karşı, 'beraat gerekçesi yanlış, suçun unsurları oluşmadığından beraat verilmeliydi' diyerek sanığın açık rızası olmadan temyiz başvurusunda bulunabilir mi?
CMK m. 261'e göre avukatın kanun yollarına başvurma hakkının sınırı, 'müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak'tır. Sorudaki örnekte, sanık beraat etmiş ve bir menfaat elde etmiştir. Müdafiin, beraat gerekçesini beğenmemesi nedeniyle temyiz başvurusunda bulunması, potansiyel olarak sanığın aleyhine sonuçlar doğurabilir. Örneğin, Yargıtay hükmü sanık lehine olan beraat yönünden değil de, aleyhe bir nedenle (örneğin usul hatası) bozabilir ve yeniden yapılacak yargılamada sanığın mahkumiyet riski doğabilir. Bu nedenle, sanığın menfaatine olan bir sonuç (beraat) ortaya çıkmışken, bu sonucu riske atacak bir kanun yolu başvurusunun, sanığın 'açık arzusu' veya en azından zımni muvafakati olmadan yapılması hukuken sorunludur. Sanığın bu başvurudan haberdar edilmesi ve onayının alınması gerekir. Eğer sanık, bu duruma rağmen temyize gidilmesini istemediğini belirtirse, bu onun 'açık arzusu' olur ve müdafiinin temyiz yetkisi ortadan kalkar.