CMK m. 153/2 uyarınca soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması (gizlilik kararı), iddianamenin hazırlanması ve kabulü süreciyle nasıl bir ilişki içindedir? Bu kısıtlama, özellikle tutuklu şüpheliler açısından hangi hak ihlallerine yol açabilir?
Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, CMK m. 170 uyarınca iddianame düzenlenip mahkemece kabul edilene kadar devam edebilir. İddianamenin kabulüyle birlikte kovuşturma evresi başlar ve dosyadaki gizlilik kural olarak kalkar. Bu kısıtlamanın, özellikle tutuklu şüpheliler açısından yol açabileceği hak ihlalleri şunlardır: 1) Savunma Hakkının Kısıtlanması: Şüpheli ve müdafii, aleyhlerindeki delillerin ne olduğunu bilmeden tutukluluğa veya diğer koruma tedbirlerine etkili bir şekilde itiraz edemezler. Hangi delile dayanarak tutuklandıklarını bilmedikleri için, bu delili çürütecek karşı delil sunma veya argüman geliştirme imkanları kısıtlanır. 2) Silahların Eşitliği İlkesinin İhlali: Savcılık makamı dosyadaki tüm delillere vakıfken, savunma makamının bu bilgilere erişememesi, iddia ve savunma arasında bir dengesizlik yaratır. Bu durum, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan 'silahların eşitliği' ilkesini ihlal eder. Metinde de belirtildiği gibi, bu durum 'avukatın deyim yerinde ise elinin kolunun bağlanmasına' ve özellikle uzun süren soruşturmalarda ciddi mağduriyetlere yol açabilmektedir.