Sahte bir vekâletname kullanılarak bir kişinin taşınmazı A şahsına devredilmiş, A şahsı da bu taşınmazı daha sonra B şahsına satmıştır. Asıl malik, tapu iptal ve tescil davası açtığında, B şahsının mülkiyet hakkı korunur mu? Bu durumu TMK m. 1023 çerçevesinde açıklayınız.
Bu durumda, B şahsının iyiniyetli olması koşuluyla mülkiyet hakkı korunur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örn: Yargıtay 1.HD - Karar: 2014/18305), sahte vekaletnameye dayalı tescil, 'yolsuz bir tescil'dir. Bu yolsuz tescil ile taşınmazı ilk devralan A şahsının iktisabı korunmaz ve asıl malik, A'ya karşı her zaman tapu iptali davası açabilir. Ancak A, taşınmazı üçüncü bir kişi olan B'ye devrettiğinde, B'nin durumu TMK m. 1023 kapsamında değerlendirilir. TMK m. 1023, 'Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur' der. B, tapudaki kaydın A adına olduğuna güvenerek ve yolsuzluğu bilmeyerek (iyiniyetle) bu taşınmazı satın almışsa, onun bu iktisabı geçerlidir ve korunur. Bu durumda asıl malik, B'ye karşı açtığı tapu iptal davasını kaybeder, ancak zararının tazmini için Devlete karşı TMK m. 1007 uyarınca dava açabilir. Davacının B'nin kötüniyetli olduğunu ispatlaması halinde ise dava kabul edilir.