TMK m. 713 uyarınca kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyetin kazanılabilmesi için 'tapu kütüğünde malikin kim olduğunun anlaşılamaması' şartı aranmaktadır. Yargıtay kararlarına göre bu ifadeden ne anlaşılmalıdır? Malik'in adresinin bilinmemesi veya uzun yıllar önce ölmüş olması bu şartın gerçekleştiği anlamına gelir mi?
Hayır, bu durumlar 'malikin kim olduğunun anlaşılamaması' anlamına gelmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre (örn: 10.04.1991 tarih 1991/8-51 E. sayılı karar), 'tapu kütüğünden malikin kim olduğunun anlaşılamaması' hali, tapu kütüğündeki kayıtlardan, gerekli dikkat ve özen gösterilmesine rağmen malikin kimliğini ortaya koyacak bilgi ve belgelere ulaşmanın imkansız olması durumudur. Bu duruma örnekler: - Tapu kütüğünde malik hanesinin boş bırakılması, silinmiş olması. - Malik olarak hayali, gerçekte var olmayan bir kişinin (nam-ı mevhum) yazılması. - Malik adının yetersiz, soyut ve kime ait olduğunun anlaşılamayacak şekilde yazılması. Buna karşılık, malikin adının ve kimlik bilgilerinin tapuda belli olması, ancak bu kişinin tanınmaması, adresinin tespit edilememesi, uzun yıllar önce ölmüş olması veya mirasçılarının bulunamaması gibi durumlar, 'malikin kim olduğunun anlaşılamadığı' anlamına gelmez. Bu hallerde malik bellidir, sadece kendisine veya mirasçılarına ulaşılamamaktadır. Bu nedenle, bu gibi taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemez.