Tapu sicilinin tutulmasında 'illilik' (sebebe bağlılık) ilkesi ne anlama gelmektedir ve bu ilkenin 'yolsuz tescil' kavramıyla (TMK m. 1024) ilişkisi nedir? Bir satış sözleşmesi hile nedeniyle geçersiz ise, bu sözleşmeye dayanılarak yapılan tapu tescilinin hukuki durumu ne olur?
Hukuk sistemimizde tapu siciline tescilin geçerli olabilmesi için, bu tescilin altında yatan hukuki sebebin (örneğin satış, bağış, miras gibi) de geçerli olması gerekir. İşte bu 'sebebe bağlılık' ilkesine 'illilik ilkesi' denir. 'Yolsuz tescil' ise, bu illilik ilkesinin ihlal edilmesi durumunda ortaya çıkar. TMK m. 1024/2'ye göre, 'Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.' Yani, gerçek hak durumuna uymayan her tescil, yolsuz tescildir. Sorudaki örnekte, tapudaki devir işlemine dayanak olan satış sözleşmesi hile nedeniyle geçersiz (iptal edilebilir) ise, bu geçersiz hukuki sebebe dayanan tescil de 'yolsuz' hale gelir. Ayni hakkı bu yolsuz tescil nedeniyle zedelenen kişi, TMK m. 1025 uyarınca tapu iptal ve tescil davası açarak tapu kaydının düzeltilmesini isteyebilir.