Yaşı küçük bir mağdurun kanuni temsilcisi (örneğin babası), sanık hakkında verilen beraat kararına karşı şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ederken, mağdur için CMK m. 234/2 uyarınca barodan görevlendirilen vekilin kararı temyiz etmesi durumunda, hangi iradeye üstünlük tanınmalıdır? Ceza Genel Kurulu'nun 2021/206 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ilke benimsemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44048

Bu durumda, kanuni temsilcinin iradesine üstünlük tanınmalıdır. Ceza Genel Kurulu'nun 2021/206 E. sayılı kararında ve istikrarlı diğer kararlarında benimsenen ilkeye göre, mağdur vekili, mağdur adına kanun yoluna ancak mağdurun 'katılan' sıfatı alması halinde başvurabilir. Yaşı küçük veya malul bir mağdurun davaya katılma iradesini ise kanuni temsilcisi kullanır. Eğer kanuni temsilci, davaya katılmak istemediğini açıkça beyan ederse, mağdur 'katılan' sıfatını kazanamaz. Bu durumda, barodan atanan vekilin de katılan vekili sıfatı olmayacağından, tek başına hükmü temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır. Vekilin yetkileri, temsil ettiği asilin (bu durumda kanuni temsilci aracılığıyla mağdurun) yetkilerini aşamaz. Ancak, kanuni temsilcinin menfaati ile çocuğun menfaatinin çatıştığı (örneğin failin kanuni temsilcinin bir yakını olması) durumlarda, Medeni Kanun uyarınca kayyım atanarak bu sorun çözülmelidir.