Gerekçeli karar hakkı, mahkemelerin yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı yanıt vermesini mi gerektirir? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki yaklaşımını ve istinaf/temyiz mercilerinin bu yükümlülüğü nasıl yerine getirebileceğini Sencer Başat ve diğerleri kararına atıfla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44034

Hayır, gerekçeli karar hakkı mahkemelerin her iddiaya ayrıntılı yanıt vermesini gerektirmez. AYM'nin Sencer Başat ve diğerleri kararında belirttiği gibi, mahkemeler kendilerine sunulan tüm iddialara tek tek yanıt vermek zorunda olmasa da, 'davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu' gerekçeli karardan anlaşılmalıdır. Bu hak, özellikle 'davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki' açık ve somut iddia ve savunmalara mahkemelerce 'makul bir gerekçe' ile yanıt verilmesini zorunlu kılar. İstinaf/temyiz mercileri bu yükümlülüğü şu şekillerde yerine getirebilir: Eğer istinaf/temyiz mercii, ilk derece mahkemesinin kararını ve gerekçesini uygun buluyorsa, bunu 'aynı gerekçeyi kullanarak ya da bir atıfla' kararına yansıtması yeterlidir. Ancak, istinaf/temyiz aşamasında dile getirilen ve ilk derece mahkemesince karşılanmamış, esasa ilişkin yeni ve önemli bir iddia varsa, bu durumda kanun yolu merciinin bu iddiaya açıkça yanıt vermesi gerekir. Aksi takdirde, bu iddiayı cevapsız bırakması gerekçeli karar hakkının ihlaline neden olabilir.