Bir Cumhuriyet savcısı, hazırladığı iddianamede delil-fiil ilişkisini kurmadan sadece 'eldeki deliller sanığın suçu işlediğini göstermektedir' şeklinde genel bir ifadeye yer vermiştir. Mahkeme, 'delil takdirinin kovuşturma aşamasında kendisine ait olduğu' gerekçesiyle bu iddianameyi kabul edebilir mi? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44024

Hayır, kabul etmemelidir. Delil takdiri kovuşturma aşamasında mahkemeye ait olsa da, kamu davasının açılabilmesi için öncelikle 'yeterli şüphe' oluşturan delillerin varlığının ve bu delillerin isnat edilen fiille ilişkisinin iddianamede somut olarak ortaya konulması gerekir (CMK m. 170/4). Savcının görevi, sadece delilleri dosyaya koymak değil, aynı zamanda bu delillerin şüpheliyi suça nasıl bağladığını mantıksal bir çerçevede açıklamaktır. 'Eldeki deliller suçu gösteriyor' şeklindeki bir ifade, bir iddia değil, bir sonuç beyanıdır ve CMK'nın aradığı açıklık ve ilişkilendirme şartını yerine getirmez. Mahkemenin bu tür bir iddianameyi kabul etmesi, savcının 'filtre görevini' mahkemeye devretmesi anlamına gelir ki bu, itham sisteminin ruhuna ve CMK m. 174'teki iade mekanizmasının amacına aykırıdır. Mahkeme, delil takdirine geçmeden önce, usulüne uygun, savunma hakkına imkan veren bir iddianamenin varlığını denetlemekle yükümlüdür. Bu nedenle, söz konusu iddianame iade edilmelidir.