TCK m. 146 uyarınca kullanma hırsızlığında ceza indirimi için malın 'geçici bir süre' kullanılması şartı aranmaktadır. Bu 'geçici süre' kavramının objektif bir sınırı var mıdır, yoksa her somut olaya göre mi belirlenir? Metinlerdeki Yargıtay kararlarından örnekler vererek bu kavramın nasıl yorumlandığını açıklayınız.
Metinlerdeki açıklamalara ve özellikle Mahmut Koca ve İlhan Üzülmez'e yapılan atıfa göre, 'geçici süre' kavramının kanunda objektif bir sınırı yoktur. Bu süre, her somut olayda çalınan malın fonksiyonu ve niteliği dikkate alınarak hâkim tarafından takdir edilir. Amaç, failin maldan sadece kullanma amacıyla, en kısa ve gerekli süre kadar yararlanmasıdır. Örneğin, bir bisikletin birkaç saatliğine alınıp bırakılması 'geçici süre' sayılabilirken, bir otomobilin günlerce kullanılması bu kapsamda değerlendirilmeyebilir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/31279 E. sayılı kararında, sanığın aracı çaldıktan sonra aynı gün kaza yapıp bırakması olayında, iade koşullarının oluşmadığı belirtilerek kullanma hırsızlığı indirimi uygulanmamıştır. Bu durum, sürenin kısalığının tek başına yeterli olmadığını, iade kastının ve diğer koşulların da bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.