VUK m. 359/b'de düzenlenen vergi kaçakçılığı suçlarında, suçun konusunu oluşturan sahte belgelerin (faturaların) asıllarının veya onaylı suretlerinin dosyada bulunmaması, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2016/8385 sayılı kararındaki karşı oya göre, sanığın beraatini gerektirir mi? Karşı oyun bu konudaki temel argümanı nedir?
Hayır, karşı oya göre beraati gerektirmez. Çoğunluk görüşü, 213 sayılı VUK'un 227 ve 230. maddelerindeki şekil şartlarının denetlenebilmesi için fatura asıllarının veya onaylı suretlerinin dosyada bulunmasını ararken, karşı oy bu görüşe katılmamaktadır. Karşı oyun temel argümanı şudur: VUK m. 359'daki suç, TCK'daki şekli sahtecilikten farklı, özel bir 'vergi kaçakçılığı' suçudur ve burada asıl olan 'içerik sahteciliği'dir. Yani, belgenin gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı önemlidir. VUK m. 3/B'deki 'her türlü delille ispat' ilkesi ve ceza muhakemesindeki delil serbestisi gereği, bir belgenin sahteliği, sadece belgenin kendisiyle değil, yan delillerle de (şirketin hayali olması, ticari faaliyetinin olmaması, tanık beyanları vb.) ispatlanabilir. Belge aslını aramak, belgeleri kasten yok eden veya gizleyen sanıkların bu suçtan cezalandırılmasını imkansız hale getirecek ve kanunun amacına aykırı bir sonuç doğuracaktır. Bu nedenle karşı oy, belge aslı olmasa bile, diğer delillerle içeriğin sahte olduğu ispatlanabiliyorsa mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini savunmaktadır. Nitekim YCGK'nın daha sonraki kararları da bu karşı oy doğrultusunda gelişmiştir.