Bir ceza davasında, sanık hakkında hüküm verilirken 'hükmün kolektif verilmesi' ilkesi ne anlama gelir? Bu ilkenin, soruşturma aşamasının eksiksiz tamamlanması ve iddianamenin niteliği ile olan bağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43982

'Hükmün kolektif verilmesi' ilkesi, ceza muhakemesinde maddi gerçeğe ulaşma ve hüküm kurma görevinin tek bir süjeye (hakim, savcı veya avukat) ait olmadığını, bu sürecin iddia (savcı), savunma (sanık/müdafii) ve yargılama (mahkeme) makamlarının ortak katkısıyla, kolektif bir çabayla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eder. Bu ilkenin soruşturma ve iddianame ile bağı şudur: - Soruşturma Aşaması: Savcı, bu kolektif sürecin ilk ve en önemli adımı olan delil toplama işlevini yerine getirir. Savcı, sadece aleyhe değil, lehe delilleri de toplayarak dosyayı olgunlaştırmalıdır. Soruşturmanın eksik yapılması, bu kolektif çabanın bir ayağını sakatlar. - İddianame: İddianame, savcının topladığı delilleri ve ulaştığı sonuçları, savunma ve yargılama makamının anlayacağı ve üzerinde tartışacağı bir formata dönüştürdüğü belgedir. Yeterli delil toplanmadan veya delillerle fiil arasında bağ kurulmadan hazırlanan bir iddianameyle dava açılması, savcının kendi üzerine düşen 'iddia ve ispat' külfetini, bu kolektif yapının diğer üyesi olan mahkemeye yıkması anlamına gelir. Bu durum, 'hükmün kolektif verilmesi' ilkesini ihlal eder, çünkü mahkemeyi iddia makamının yapması gereken işleri yapar konuma sokarak sistemin dengesini bozar. Bu nedenle, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, bu ilkenin sağlıklı işlemesinin ön koşuludur.