Bir sanık müdafii, CMK m. 261 uyarınca sanık adına kanun yoluna başvurduğunda, dilekçesinde belirttiği temyiz sebepleriyle bağlı mıdır, yoksa duruşmalı inceleme yapılırsa yeni sebepler ileri sürebilir mi? Bu durumun, HMK'daki 'istinaf sebepleriyle bağlılık' ilkesinden farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43977

Ceza muhakemesinde durum, hukuk muhakemesinden farklıdır. Ceza davalarının temyiz incelemesinde, HMK'daki gibi 'temyiz sebepleriyle mutlak bağlılık' ilkesi geçerli değildir. CMK m. 294, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerinin gösterilmesini arar. Ancak Yargıtay, CMK m. 289'da sayılan 'mutlak hukuka aykırılık' hallerini ve diğer bariz hukuka aykırılıkları, dilekçede belirtilmese bile re'sen inceler. Ayrıca, temyiz incelemesi duruşmalı yapılıyorsa (CMK m. 299), sanık müdafii, duruşma sırasında dilekçesinde belirtmediği yeni hukuka aykırılıkları ve savunmaları sözlü olarak ileri sürebilir. Bu, ceza muhakemesindeki 'sözlülük' ve 'doğrudanlık' ilkelerinin bir yansımasıdır. HMK'da ise istinaf incelemesi, kamu düzenine aykırı haller dışında, kesin olarak 'istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlıdır' (HMK m. 355). Duruşma açılsa bile yeni istinaf sebebi ileri sürülemez. Bu temel fark, ceza yargılamasının kamu düzenini daha yakından ilgilendirmesi ve sanık haklarının korunmasına verilen daha üstün önemden kaynaklanmaktadır.