Tapu iptal ve tescil davasında, davacı tarafın talebi üzerine mahkemece verilen 'ihtiyati tedbir' kararının amacı nedir? Bu kararın, davanın esası hakkında bir kanaat belirttiği söylenebilir mi?
İhtiyati tedbir kararının (HMK m. 389 vd.) amacı, dava süresince davaya konu olan taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesini veya üzerinde başka haklar (ipotek vb.) tesis edilmesini engelleyerek, dava sonunda davacının haklı çıkması durumunda elde edeceği hakkın 'imkansızlaşmasını veya önemli ölçüde zorlaşmasını' önlemektir. Bu, geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Örneğin, davacı tapunun kendi adına tescilini istiyorsa, dava sırasında davalının taşınmazı iyiniyetli bir üçüncü kişiye satması, davanın konusuz kalmasına yol açabilir. İhtiyati tedbir (genellikle tapu kaydına 'davalıdır' şerhi konulması veya devrin engellenmesi şeklinde) bu riski ortadan kaldırır. Bu karar, davanın esası hakkında bir kanaat belirttiği anlamına gelmez. Mahkeme, ihtiyati tedbir kararı verirken, davanın esası hakkında tam bir kanaate ulaşmaz. Sadece, davacının iddiasının 'yaklaşık ispat' düzeyinde kanıtlanmış olmasına ve tedbir alınmazsa bir hak kaybı tehlikesinin bulunmasına bakar. Davanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delillerle, mahkeme davanın reddine de karar verebilir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir, davanın sonucunu öngören bir karar değil, sadece dava sonucuna kadar mevcut durumun korunmasını sağlayan bir güvencedir.