Ceza Muhakemesinde, CMK m. 150/3 uyarınca atanan 'zorunlu müdafi' ile sanığın vekaletname ile tuttuğu 'seçilmiş müdafi' arasında yetki ve sorumluluklar açısından bir fark var mıdır? Her ikisinin de yaptığı temyiz başvurusu aynı hukuki sonuçları mı doğurur?
Yetki ve sorumluluklar açısından kural olarak hiçbir fark yoktur. Ceza Genel Kurulu'nun 2012/110 sayılı kararında da belirtildiği gibi, CMK m. 2'deki tanıma bakıldığında, 'Ceza Yargılaması Yasası anlamında zorunlu olarak atanan veya istek üzerine görevlendirilen müdafi ile vekaletnameli müdafi arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.' Her ikisi de sanığın savunmasını üstlenir, duruşmalara katılır, delil sunabilir ve sanığın açık arzusuna aykırı olmamak kaydıyla kanun yollarına başvurabilir. Her ikisinin de yaptığı geçerli bir temyiz başvurusu, aynı hukuki sonuçları doğurur; yani hükmün kesinleşmesini engeller ve dosyayı Yargıtay'ın incelemesine açar. Aradaki tek önemli pratik fark, müdafiin atanma şekli ve sanığın bu atamadan haberdar olup olmamasından kaynaklanan usuli sonuçlardır. Sanığın haberi olmadan atanan zorunlu müdafiin yaptığı işlemlerin geçerliliği, sanığın sonradan vereceği onaya (muvafakat) bağlı hale gelebilirken, seçilmiş müdafiin işlemleri vekalet ilişkisi gereği doğrudan sanığı bağlar.