Bir iddianamenin, yüklenen suçu oluşturan olayları anlatırken, CMK m. 170/4'e aykırı olarak delillerle ilişkilendirme yapmadan, sadece soyut bir fiil tanımı yapması ve bu durumun mahkeme tarafından iddianamenin iadesi sebebi sayılmaması halinde, bu eksiklik istinaf veya temyiz aşamasında nasıl bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43944

İlk derece mahkemesinin, bu kadar temel bir eksikliği olan iddianameyi iade etmeyip kabul etmesi, başlı başına bir usul hatasıdır. Bu eksiklik, istinaf veya temyiz aşamasında, 'davasız yargılama yapılması' ve 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak değerlendirilir ve mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/208 sayılı kararında olduğu gibi, kanun yolu denetiminde, 'usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığı' sonucuna varılır. İddianamede fiilin delillerle ilişkilendirilerek somutlaştırılmaması, davanın temelini (ithamı) sakatlar. Kovuşturma aşamasında bu eksikliğin giderilmesi mümkün olmadığından, bu sakatlıkla verilen bir hüküm de hukuken geçerli olamaz. Dolayısıyla istinaf veya temyiz mahkemesi, bu durumun CMK m. 225 ve AİHS m. 6'ya aykırılık teşkil ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünü bozacaktır.