Anayasa Mahkemesi'nin Ruken Gündüz başvurusunda, başvurucunun dosyada gizlilik kararı nedeniyle tutukluluğa etkili itiraz edemediği iddiası neden 'süre aşımı' nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur? Bireysel başvuruda 30 günlük sürenin başlangıcı bu tür bir iddia için hangi andır?
Bu iddia 'süre aşımı' nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur çünkü başvurucu, ihlalin sona erdiğini ve başvuru yollarının açıldığını öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde bireysel başvuruda bulunmamıştır. Somut olayda süreç şöyledir: 1) İhlalin Sona Ermesi: Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması (gizlilik kararı), CMK m. 153/4 uyarınca 'iddianamenin kabulüyle' kanunen kendiliğinden sona erer. Olayda iddianame 28/4/2016'da kabul edilmiştir. 2) İhlalin Öğrenilmesi: Başvurucu, iddianamenin ve tensip zaptının kendisine tebliğ edildiği 9/5/2016 tarihinde, artık dosyaya erişiminin önünde bir engel kalmadığını ve dolayısıyla iddia ettiği ihlalin sona erdiğini öğrenmiştir. 3) Sürenin Başlangıcı: Bireysel başvuruda 30 günlük süre, başvuru yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihte başlar. Bu iddia için, ihlalin öğrenildiği 9/5/2016 tarihi sürenin başlangıcıdır. Başvurucu ise bu tarihten itibaren 30 gün içinde değil, yaklaşık 2 yıl sonra, 9/8/2018 tarihinde bu iddiayı içeren bireysel başvuruyu yapmıştır. Bu nedenle AYM, başvurunun bu kısmını süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulmuştur.