Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/175 sayılı kararında, hırsızlık suçunun konusu olan araca verilen zararın ayrı bir suç oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Bu karardaki mantık, hırsızlık amacıyla girilen bir konutun kapısının kırılarak içeri girilmesi durumunda da uygulanabilir mi? Yani kapıyı kırma eylemi, konut dokunulmazlığını ihlal suçu yanında ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturur mu?
Hayır, bu mantık bu durumda uygulanmaz ve kapıyı kırma eylemi, konut dokunulmazlığını ihlal ve hırsızlık suçları yanında ayrıca 'mala zarar verme' suçunu oluşturur. İki durum arasındaki temel fark, zarar verilen mal ile korunan diğer hukuki yararların konusunun farklı olmasıdır. CGK'nın 2014/175 sayılı kararında, zarar verilen şey (aracın direksiyonu) ile hırsızlığa konu olan şey (aracın kendisi) aynıdır. Zarar, suçun işlenmesi için doğrudan suçun konusuna verilmiştir. Hırsızlık amacıyla konutun kapısını kırma eyleminde ise durum farklıdır. Burada; - Hırsızlık suçunun konusu, konutun içinden alınan taşınır mallardır. - Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun konusu, kişinin konutundaki huzur ve sükunudur. - Mala zarar verme suçunun konusu ise, bizzat 'kapının' kendisidir. Kapı, hırsızlık suçunun konusu olan eşyadan ve konut dokunulmazlığı ile korunan hukuki değerden farklı, bağımsız bir maldır. Dolayısıyla, fail, hırsızlık suçunu işlerken araç olarak kullandığı bir eylemle (kapıyı kırma) başka bir mala (kapıya) zarar verdiği için, burada gerçek içtima kuralları uygulanır ve fail her üç suçtan da (hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme) ayrı ayrı cezalandırılır.