Bir ceza davasında verilen direnme kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından 'eksik soruşturma' nedeniyle bozulması üzerine, Özel Dairenin bozmaya uyarak yaptığı yargılamada, sanığın yakalanamaması nedeniyle savunması alınamazsa, kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürülebilir mi? Bu durumda sanığın savunmasının alınması zorunluluğu ile zamanaşımının re'sen uygulanması ilkesi nasıl bir dengeye oturtulur?
Evet, düşürülebilir. Ceza muhakemesinde dava zamanaşımı, yargılama yapılmasına engel olan ve gerçekleştiğinde davanın düşmesi sonucunu doğuran bir kamu düzeni nedenidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/372 sayılı kararında yaşandığı gibi, bozma sonrası sanığın aleyhine bir durum oluştuğundan savunmasının alınması (CMK m. 307/5) zorunlu olsa da, bu zorunluluk zamanaşımı süresini durdurmaz veya kesmez. Eğer sanığın yakalanması için makul tüm çabalar gösterilmesine rağmen (yakalama kararı çıkarılması vb.) sanık bulunamazsa ve bu süreçte yasal zamanaşımı süresi dolarsa, mahkeme artık davanın esasına giremez. Zamanaşımı, re'sen dikkate alınması gereken bir ilke olduğu için, sanığın savunmasının alınamamış olması, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesine engel teşkil etmez. Bu durumda, zamanaşımı ilkesi, sanığın savunmasının alınması zorunluluğuna üstün gelir ve mahkeme, davayı esasa girmeden düşürmekle yükümlüdür.