İnançlı işlem iddiasına dayalı bir tapu iptal ve tescil davasında, davacı tarafın yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sunamaması halinde, başvurabileceği son hukuki çare nedir? Bu çarenin kullanılması, diğer delillerden vazgeçildiği anlamına gelir mi?
Davacı tarafın yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı sunamaması halinde başvurabileceği son hukuki çare, HMK m. 225 vd. uyarınca karşı tarafa (davalıya) 'yemin' teklif etmektir. Yemin, kesin (kat'i) bir delildir. Davalı, kendisine teklif edilen yemini eda ederse (yani iddiayı reddederse), davacı davasını kaybeder. Davalı yeminden kaçınır veya yemini davacıya iade eder ve davacı da yemini eda ederse, davacı davasını kazanır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2019/3078 sayılı kararında da atıf yapılan Baki Kuru'nun görüşüne göre, bir tarafın yemin deliline dayanması, diğer delillerinden (tanık, bilirkişi vb.) vazgeçtiği anlamına gelmez. Mahkeme, öncelikle diğer delilleri incelemeli, iddia bu delillerle ispatlanamazsa son çare olarak yemin deliline başvurmalıdır. Dolayısıyla yemin, diğer ispat araçları tükendiğinde devreye giren nihai bir ispat vasıtasıdır.