Bir ceza davasında, sanık vekili olarak görev yapan avukat, sanığın açıkça 'temyiz etmek istemiyorum' beyanına rağmen, kararı sanık lehine olduğu düşüncesiyle temyiz ederse, Yargıtay bu temyiz talebini inceleyebilir mi? Bu durum CMK m. 261 açısından nasıl değerlendirilir?
Hayır, Yargıtay bu temyiz talebini inceleyemez. CMK m. 261, avukatın kanun yoluna başvurma yetkisini, müvekkilinin 'açık arzusuna aykırı olmamak' koşuluna bağlamıştır. Sanığın 'temyiz etmek istemiyorum' şeklindeki beyanı, bu konuda net ve 'açık bir arzu'dur. Bu beyan karşısında, avukatın sanık adına temyiz başvurusunda bulunma yetkisi ortadan kalkar. Avukatın bu başvurusu, yetkisiz bir temsilcinin yaptığı işlem niteliğindedir ve hukuken geçersizdir. Yargıtay, temyiz incelemesi öncesinde yapacağı ön incelemede (CMUK m. 317) 'temyiz edenin buna hakkı olmadığını' tespit ederek, temyiz istemini esasa girmeden reddetmelidir. Bu kural, savunma hakkının merkezinde sanığın kendisinin bulunduğunu ve avukatın iradesinin, asilin açık iradesini bertaraf edemeyeceği ilkesini temel alır.