HMK'ya göre istinaf incelemesi kural olarak duruşmalı mıdır, dosya üzerinden midir? Uygulamada bu kuralın ne ölçüde hayata geçirildiğini ve bu durumun 'hukuki dinlenilme hakkı' açısından doğurabileceği potansiyel sorunları tartışınız.
HMK m. 356'ya göre, kural olarak istinaf incelemesinin 'duruşmalı olarak yapılması' esastır. Kanun, dosya üzerinden incelemeyi istisna olarak öngörmüştür. Duruşma, tarafların iddia ve savunmalarını sözlü olarak dile getirebildiği, hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) en etkin şekilde kullanıldığı aşamadır. Ancak, sağlanan metinlerde de belirtildiği gibi, 'uygulamada duruşmalı yapılan istinaf incelemesi oranı %5’i bile bulmamaktadır'. Mahkemeler, iş yükü ve usul ekonomisi gibi gerekçelerle incelemeleri genellikle dosya üzerinden yapmaktadır. Bu durum, potansiyel olarak hukuki dinlenilme hakkı açısından sorunlar doğurabilir. Taraflar, dilekçelerinde anlatamadıkları nüansları veya vurgulamak istedikleri hususları sözlü olarak açıklama fırsatından mahrum kalmaktadırlar. Özellikle ilk derece mahkemesinde yeterince tartışılmadığını düşündükleri bir delil veya hukuki argüman hakkında, istinaf heyetini doğrudan ikna etme imkanını yitirmektedirler. Yargılamanın ağırlıklı olarak dosya üzerinden yazılı usulle yürümesi, adalete erişim ve yargılamaya aktif katılım algısını zayıflatabilir. Bununla birlikte, kanun belli hallerde (örn. HMK m. 353) dosya üzerinden karar verilmesine açıkça izin verdiği için, her dosya üzerinden inceleme bir hak ihlali olarak kabul edilemez. Ancak kuralın istisna, istisnanın kural haline gelmesi sistemin amacıyla bağdaşmamaktadır.