Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı bir tapu iptal ve tescil davası, herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi midir? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/7977 sayılı kararında, 'vekaletnamenin hile ile alındığı' iddiası ile 'vekalet görevinin kötüye kullanıldığı' iddiası arasındaki ilişki nasıl kurulmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43906

Hayır, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanan tapu iptal ve tescil davaları, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Bu, hakkın kötüye kullanılmasının sürekli bir haksız fiil teşkil ettiği ve mülkiyet hakkının mutlak niteliği ile açıklanır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/7977 sayılı kararında, davacının iddiasının 'vekaletnamenin hile ile alındığı' şeklinde olmasına rağmen, mahkemenin davayı sadece hile (irade fesadı) hukuki nedenine dayandırarak hak düşürücü süre nedeniyle reddetmesi hatalı bulunmuştur. Yargıtay, 'vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasının, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını da içerdiğini' kabul etmiştir. Bu yorumla, davanın asıl hukuki temelinin vekalet görevinin kötüye kullanılması olduğu ve bu nedenle hak düşürücü süreye tabi olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu, mahkemenin olayların hukuki nitelendirmesinde tarafların kullandığı ifadelere değil, iddianın özüne bakması gerektiğini gösteren önemli bir örnektir.