Bir ceza davasında mahkemenin, CMK m. 170'e aykırı olarak düzenlenmiş, fiil ile delil arasında bağ kurmayan bir iddianameyi kabul etmesi durumunda, bu eksikliğin kovuşturma aşamasında giderilmesi mümkün müdür? Bu durum 're'sen araştırma' ilkesi ve mahkemenin rolü açısından nasıl bir problem teşkil eder?
Hayır, bu eksikliğin kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından giderilmesi, modern ceza muhakemesi ilkelerine aykırıdır. Sağlanan 'Kovuşturmanın Yol Haritası İddianame' başlıklı metinde de belirtildiği gibi, usulüne uygun düzenlenmeyen bir iddianamenin, eksiklikleri kovuşturmada giderileceği bahanesiyle kabul edilmesi, savcılık makamına ait olan 'iddia ve ispat külfetini' mahkemeye yükler. Mülga CMUK'taki geniş 're'sen delil araştırma' yetkisi, 5271 sayılı CMK'da aynı şekilde yer almamaktadır. Mahkeme, yargılamanın bir tarafı gibi hareket edip savcının toplamadığı delilleri toplayamaz veya iddianamedeki belirsizlikleri gideremez. Böyle bir iddianamenin kabulü, mahkemeyi hem iddia eden hem de yargılayan konuma sokarak 'itham sistemi'nin özünü ve mahkemenin tarafsızlığını zedeler. Doğru usul, mahkemenin CMK m. 174 uyarınca bu tür bir iddianameyi iade ederek, soruşturmanın savcılık tarafından eksiksiz tamamlanmasını sağlamasıdır.