Bir sanık müdafii, vekaletnamesi olmasına rağmen sanığın 'kovuşturma aşamasında gelmesini istemedim, vekilliği bulunmamaktadır' şeklindeki beyanı karşısında, müdafiin yaptığı temyiz istemi geçerli midir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/5805 sayılı kararında bu durum nasıl çözümlenmiştir?
Hayır, geçerli değildir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/5805 sayılı kararında, sanığın bu açık beyanı karşısında müdafiin temyiz istemi CMK m. 261 uyarınca reddedilmiştir. CMK m. 261, avukatın kanun yollarına başvurma yetkisini, müvekkilinin 'açık arzusuna aykırı olmamak' koşuluna bağlamıştır. Sanığın, duruşmada sarf ettiği 'bu avukatın benim hakkımda vekilliği bulunmamaktadır' şeklindeki beyanı, vekalet ilişkisini sona erdirmeye yönelik açık bir irade beyanı (azil) olarak kabul edilir. Bu beyan, aynı zamanda avukatın kendi adına kanun yoluna başvurmasına rızası olmadığı yönünde 'açık bir arzu' olarak yorumlanmalıdır. Asilin iradesi vekilin iradesinden üstün olduğu için, sanığın bu beyanından sonra müdafiin yaptığı temyiz başvurusu yetkisiz bir başvuru haline gelir ve reddedilmesi gerekir.