Bir ceza davasında, mahkeme bir ara kararıyla 'sanığın suçu işlediği sabit olduğundan tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesine' karar verirse, bu durum ceza muhakemesi hukuku ilkeleri açısından nasıl bir sorun yaratır? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/12421 sayılı kararında bu durum hangi maddeye aykırılık olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43895

Bu durum, hakimin tarafsızlığını ihlal eden ve adil yargılanma hakkını temelden sarsan çok ciddi bir usul hatasıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/12421 sayılı kararında bu durum, 'hükmü veren hakimin hükümden evvel yargılama konusu olayla ilgili görüşünü açıklamak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 24 ve 25. maddelerine aykırı davranması' olarak nitelendirilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır. Sorun şudur: Hakim, delillerin toplanması ve tartışılması süreci tamamlanmadan ve son sözler alınmadan önce, davanın esasına ilişkin nihai kanaatini ('suçun sabit olduğu') açıklamıştır. Bu, hakimin artık tarafsız bir şekilde delilleri değerlendiremeyeceğini, peşin bir hükümle hareket ettiğini gösterir. Bu durum, CMK m. 24 uyarınca 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek' açık bir sebeptir ve taraf talebi üzerine hakimin reddini gerektirir. Hakimin bu şekilde görüşünü açıklaması, aynı zamanda 'masumiyet karinesi'ni de ihlal eder.