TMK m. 1007 uyarınca Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğunun hukuki niteliği nedir? Tapusu hukuka aykırı olarak iptal edilen bir kişinin 'gerçek zararı' nasıl hesaplanır? Yargıtay'ın arsa ve arazi niteliğindeki taşınmazlar için benimsediği farklı değerleme yöntemleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43889

TMK m. 1007'deki Devletin sorumluluğu, bir 'kusursuz sorumluluk' halidir. Devlet, tapu sicilini tutan memurların bir kusuru olmasa dahi, sicilin yanlış tutulmasından doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Tapusu iptal edilen kişinin 'gerçek zararı', tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır ve tazminat miktarının belirleneceği tarih, zararın meydana geldiği yani tapu iptal kararının kesinleştiği tarihtir. Bu tarihteki taşınmazın değeri, gerçek zararı oluşturur. Yargıtay, bu değeri belirlerken taşınmazın niteliğine göre farklı yöntemler benimser (Yargıtay 20. HD - Karar: 2015/4093): 1) Arazi Niteliğindeki Taşınmazlar İçin: Taşınmazın tarım arazisi olduğu durumlarda, 'net gelir metodu' (kapitalizasyon yöntemi) kullanılır. Araziden elde edilebilecek yıllık net gelirin, belli bir kapitalizasyon faiz oranına bölünmesiyle taşınmazın değeri bulunur. 2) Arsa Niteliğindeki Taşınmazlar İçin: Taşınmazın imarlı bir arsa olması durumunda, 'emsal satışlara göre karşılaştırma' yöntemi kullanılır. Değerleme gününden önceki, özel bir amacı olmayan, benzer nitelikteki arsaların gerçek satış bedelleri emsal alınarak değer tespiti yapılır.