Bir sanık müdafii, uyarlama yargılaması sonucunda verilen ve müvekkili lehine olan bir kararı, 'müvekkilim beraat etmeliydi' gerekçesiyle temyiz edebilir mi? Bu temyiz başvurusu, uyarlama yargılamasında 'aleyhe değiştirmeme yasağı' uygulanmadığı için müvekkil açısından bir risk taşır mı?
Evet, müdafi sanığın açık arzusuna aykırı olmamak kaydıyla bu gerekçeyle temyiz edebilir. Ancak bu başvuru, müvekkil açısından ciddi bir risk taşır. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/533 sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, uyarlama yargılaması, kesinleşmiş bir hüküm sonrası infaza ilişkin bir yargılamadır. Bu yargılamada, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesindeki 'aleyhe değiştirmeme yasağı' (reformatio in peius) uygulanmaz. Bu yasak, henüz kesinleşmemiş hükümlerin sanık lehine temyizi için geçerlidir. Dolayısıyla, müdafi 'beraat etmeliydi' diyerek kararı temyiz ettiğinde, Yargıtay dosyayı inceleyip ilk uyarlama kararının hatalı olduğunu, aslında önceki kanunun (765 sayılı TCK) daha lehe olduğunu tespit ederse, kararı sanık aleyhine bozabilir. Bu durumda sanık, uyarlama ile kazandığı lehe sonuçları kaybedip daha ağır bir cezayla karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle CGK, bu tür bir temyiz başvurusunda, bu riskin sanığa açıkça bildirilmesi ve temyize muvafakat edip etmediğinin yazılı olarak sorulması gerektiğini belirtmiştir.