CMK m. 22 ve 23'te sayılan hakimin davaya bakamayacağı haller (görev yasakları) ile CMK m. 24'te belirtilen hakimin reddi sebepleri arasındaki temel fark nedir? Bu ayrımın, hakimin durumu re'sen dikkate alması ve hukuka aykırılığın niteliği açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43881

Temel fark, hukuka aykırılığın niteliği ve tespiti yöntemindedir. 1) Görev Yasakları (CMK m. 22-23): Bunlar, hakimin tarafsız olamayacağının kanun tarafından kesin olarak varsayıldığı, 'mutlak' ve 'objektif' sebeplerdir (örn. suçtan zarar görme, sanığın yakını olma, aynı davada savcılık yapma). - Sonuçları: Bu hallerde hakim, talep olmasa bile davadan çekinmek zorundadır. Yargılamaya katılması, CMK m. 289 uyarınca 'kesin hukuka aykırılık' (mutlak bozma) nedenidir. Taraflar, süreye bağlı olmaksızın her zaman bu durumu ileri sürebilir. 2) Reddi Sebepleri (CMK m. 24): Bunlar, hakimin tarafsızlığını 'şüpheye düşürecek' 'nispi' ve 'sübjektif' nitelikte olabilen sebeplerdir. - Sonuçları: Bu sebeplerin varlığı, hakimin kendiliğinden çekinmesini gerektirmez. Taraflardan birinin süresi içinde (CMK m. 25) talepte bulunması ve talebin yetkili merci (örn. ağır ceza mahkemesi) tarafından kabul edilmesi gerekir. Bu sebeplere dayalı bir ret talebi olmadan yargılamaya devam edilmesi, tek başına mutlak bozma nedeni değildir. Ancak bu durum, adil yargılanma hakkı ihlali iddialarına zemin hazırlayabilir.