Bir ceza davasında, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında sanığın beraatini talep etmesine rağmen, mahkemenin sanığın mahkumiyetine karar vermesi mümkün müdür? Bu durum, mahkemenin tarafsızlığı veya 'çelişmeli yargılama' ilkesi açısından bir sorun teşkil eder mi?
Evet, mümkündür. Türk ceza muhakemesi sisteminde mahkeme, iddia makamının (Cumhuriyet savcısının) esas hakkındaki mütalaası ile bağlı değildir. Savcının mütalaası, taraflardan birinin görüşünü yansıtan ve mahkeme için bağlayıcı olmayan bir 'talep' niteliğindedir. Mahkeme, dosyadaki delilleri TCK m. 217 uyarınca 'vicdani kanaatine' göre serbestçe değerlendirir ve bu değerlendirme sonucunda savcının talebinin aksi yönde bir karar verebilir. Ruken Gündüz başvurusunda (B. No: 2018/24786) da, savcının beraat mütalaasına rağmen mahkeme mahkumiyet kararı vermiştir. Bu durum, tek başına mahkemenin tarafsızlığını zedeleyen veya 'çelişmeli yargılama' ilkesini ihlal eden bir durum değildir. Çelişmeli yargılama ilkesi, tarafların (savcı ve savunma) delilleri ve görüşleri mahkeme önünde tartışabilmesini ifade eder. Savcı mütalaasını sunmuş, savunma da buna karşı beyanda bulunmuştur. Mahkemenin, bu tartışmalar sonucunda kendi vicdani kanaatiyle farklı bir sonuca ulaşması, yargılama yetkisinin bir gereğidir.