İşçinin izinsiz ve mazeretsiz devamsızlığı, her durumda TBK m. 439 anlamında 'aniden işi bırakma' olarak nitelendirilebilir mi? Yargıtay'ın, özellikle kıdemi fazla olan işçiler açısından bu durumu yorumlarken başvurduğu 'hayatın olağan akışı' ilkesini açıklayınız.
Hayır, işçinin izinsiz devamsızlığı her durumda 'aniden işi bırakma' (eylemli fesih) olarak nitelendirilemez. İşçinin devamsızlığının fesih iradesini yansıtıp yansıtmadığı, somut olayın özelliklerine göre, özellikle devamsızlığın süresine ve işçinin diğer davranışlarına bakılarak tespit edilmelidir. Kısa süreli bir devamsızlık, tek başına fesih olarak yorumlanamaz. Yargıtay, özellikle kıdemi fazla olan işçilerin, feshe bağlı hak ve alacaklarından (kıdem tazminatı vb.) vazgeçecek şekilde sözleşmeyi sona erdirmesini 'hayatın olağan akışına aykırı' kabul etmektedir. (Bkz: Gaziantep 8 BAM, 917/545, 11.4.2018). Bu nedenle, yüksek kıdeme sahip bir işçinin devamsızlık yapması halinde, işverenin fesih iradesinin varlığını ispat yükü ağırlaşır. İşverenden, işçiye ihtar çekerek işe dönmesini istemesi ve niyetini netleştirmesi beklenir. İşçi, bu ihtara rağmen işe dönmezse veya fesih iradesini ortaya koyan başka davranışlarda bulunursa (örneğin, başka bir işe başlaması, kişisel eşyalarını toplaması), ancak o zaman devamsızlığın 'aniden işi bırakma' olduğu kabul edilebilir.