Aile konutu olan bir taşınmaz, malik olan eş tarafından diğer eşin açık rızası alınmadan üçüncü bir kişiye satılırsa, bu işlemin hukuki sonucu ne olur? Tapu kütüğünde 'aile konutu şerhi' bulunup bulunmamasının, üçüncü kişi alıcının durumu açısından etkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43850

TMK m. 194/1'e göre, malik olan eşin, diğer eşin 'açık rızası' olmadan aile konutunu devretmesi veya üzerindeki hakları sınırlaması hukuken 'geçersizdir'. Bu geçersizlik, rızası alınmayan eş tarafından tapu iptal ve tescil davası yoluyla ileri sürülebilir. Tapu kütüğündeki 'aile konutu şerhi'nin varlığı, bu davanın sonucunu doğrudan etkiler: 1) Aile Konutu Şerhi Varsa: Şerh, durumu alenileştirdiği için, taşınmazı devralan üçüncü kişi iyiniyetli olduğunu iddia edemez. Çünkü tapu sicilini incelediğinde bu şerhi görmekle yükümlüdür. Bu durumda, rızası alınmayan eşin açacağı tapu iptal ve tescil davası kabul edilir ve işlem iptal edilir. 2) Aile Konutu Şerhi Yoksa: Bu durumda, tapudaki kayda güvenerek işlem yapan 'iyiniyetli' üçüncü kişinin kazanımı TMK m. 1023 uyarınca korunur. Yani, alıcı taşınmazın aile konutu olduğunu bilmiyor ve bilebilecek durumda da değilse, yaptığı devir işlemi geçerli sayılır ve tapu iptal davası reddedilir. Ancak, alıcı kötüniyetliyse (örneğin, komşu olup ailenin orada oturduğunu biliyorsa), şerh olmasa bile kazanımı korunmaz ve işlem iptal edilir. (YHGK - K. 2013/579).