Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal ve tescil davası hangi koşullarda açılabilir? Vekilin, vekalet verenden aldığı yetki sınırları içinde hareket etmesine rağmen bu davanın açılabilmesi mümkün müdür? Üçüncü kişi olan alıcının rolünü açıklayınız.
Vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal ve tescil davası, vekilin, vekalet verenin yararına ve iradesine aykırı, ona zarar verici bir işlem yapması durumunda açılır. Vekilin, vekaletnamedeki yetki sınırları içinde kalması tek başına işlemin geçerli olduğu anlamına gelmez. Yargıtay 1. HD'nin 2016/2002 sayılı kararında belirtildiği gibi, vekil her zaman 'sadakat ve özen borcu' altındadır. Örneğin, vekile 'dilediği bedelle satış' yetkisi verilmiş olsa bile, taşınmazı gerçek değerinin çok altında bir bedelle satması vekalet görevinin kötüye kullanılmasıdır. Bu davanın sonucu, işlemi yapan üçüncü kişi olan alıcının durumuna bağlıdır: 1) Alıcı Kötüniyetli ise: Eğer alıcı, vekilin görevini kötüye kullandığını biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa (örneğin, taşınmazı değerinin çok altında alıyorsa veya vekille işbirliği içindeyse), alıcının kazanımı korunmaz ve aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davası kabul edilir. 2) Alıcı İyiniyetli ise: Eğer alıcı, vekilin görevini kötüye kullandığını bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa, TMK m. 3 uyarınca yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekalet vereni bağlar. Bu durumda tapu iptal ve tescil davası reddedilir. Vekalet verenin zararı, vekil ile arasındaki bir iç sorun olarak kalır ve vekalet veren, zararının tazmini için vekile karşı dava açabilir.