Tapu sicilinde 'yolsuz tescil' kavramı ne anlama gelir ve hangi hallerde ortaya çıkar? Bir tescilin yolsuz olmasının, tapu siciline güvenerek ayni hak kazanan iyiniyetli üçüncü kişinin (TMK m. 1023) durumuna etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43845

Yolsuz tescil, TMK m. 1024/2'de tanımlandığı üzere, 'bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil'dir. Kısacası, gerçek hak durumuna uymayan her türlü tescil yolsuzdur. Sağlanan metinde belirtilen nedenler şunlardır: - Tescili talep edenin fiil ehliyetinin veya tasarruf yetkisinin olmaması (hukuki ehliyetsizlik). - Tescile dayanak teşkil eden işlemin (satış, bağış vb.) geçersiz olması (şekil eksikliği, irade sakatlığı). - Sahte vekaletname kullanılması veya vekalet yetkisinin aşılması. - Aynı taşınmaza ait birden fazla tapu kaydı (çifte tapu) bulunması. - Tapu memurunun hatası veya kasıtlı yanlış işlemi. Yolsuz bir tescile dayanılarak yapılan sonraki işlemlerde, tapu siciline güvenerek ayni hak kazanan 'iyiniyetli' üçüncü kişinin bu kazanımı TMK m. 1023 uyarınca korunur. Yani, asıl hak sahibi, yolsuz tescille malı devralan kişiye karşı tapu iptal davası açabilirken, bu kişinin malı devrettiği iyiniyetli üçüncü kişiye karşı bu davayı açamaz. Bu durumda asıl malik, sadece zararlarının tazmini için Devlete (TMK m. 1007) veya kötüniyetli ilk alıcıya karşı dava açabilir. Ancak üçüncü kişi, tescilin yolsuz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa (kötüniyetli ise), onun kazanımı korunmaz (TMK m. 1024).