Bir ceza davasında, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracın çalınması sırasında, aracı çalıştırmak için direksiyon muhafazasının kırılması ve kablolarının koparılması, hırsızlık suçu yanında ayrıca 'mala zarar verme' (TCK m. 151) suçunu oluşturur mu? Ceza Genel Kurulu'nun 2014/175 sayılı kararında benimsediği 'fikri içtima' ve 'suçun unsuru olan fiil' yaklaşımlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43837

Ceza Genel Kurulu'nun 2014/175 sayılı kararına göre bu eylem, hırsızlık suçu yanında ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmaz. Bu durum, 'bileşik suç' (müterakki suç) veya 'tüketen-tüketilen norm' ilişkisi çerçevesinde değerlendirilir. Kararın gerekçesi şudur: Hırsızlık suçunun işlenmesi için zorunlu veya doğal olarak işlenen ve bizzat hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala verilen zararlar, hırsızlık suçunun içinde erir ve ayrıca cezalandırılmaz. Somut olayda, direksiyon muhafazasının kırılması ve kabloların koparılması, aracın çalınabilmesi (hırsızlık suçunun tamamlanabilmesi) için gerçekleştirilen hazırlık veya icra hareketleridir. Zarar, hırsızlığa konu olan malın (aracın) kendisine verilmiştir. Bu durum, TCK m. 61 uyarınca hırsızlık suçunun temel cezasının belirlenmesinde (suçun işleniş biçimi olarak) dikkate alınabilir, ancak bağımsız bir mala zarar verme suçu oluşturmaz. Ancak, fail aracın camını kırarak içerideki telefonu çalsaydı, hem telefona yönelik hırsızlık hem de arabanın camına yönelik mala zarar verme suçu oluşurdu, çünkü zarar verilen malla çalınan mal farklıdır.