Bir Cumhuriyet savcısının düzenlediği iddianameyle açılan davaya, o savcının eşi olan hakimin bakması, CMK m. 22-23 kapsamında bir yasaklılık hali midir? Ceza Genel Kurulu'nun 2018/270 sayılı kararında bu durum, 'tarafsızlığı şüpheye düşüren bir sebep' olarak kabul edilmiş midir? Kararın gerekçelerini analiz ediniz.
Hayır, bu durum CMK m. 22 ve 23'te sınırlı olarak sayılan mutlak yasaklılık hallerinden biri değildir. Bu maddelerde, savcı-hakim eş ilişkisine dair bir düzenleme yoktur. Ceza Genel Kurulu'nun 2018/270 sayılı kararında bu konu etraflıca tartışılmış ve bu durumun tek başına tarafsızlığı şüpheye düşüren bir sebep olmadığına ve adil yargılanma hakkını ihlal etmediğine karar verilmiştir. Kararın temel gerekçeleri şunlardır: 1) Kıyas Yasağı: CMK m. 22 ve 23'teki yasaklılık halleri istisnai ve sınırlayıcı hükümlerdir. Bu hükümlerin kapsamı, ceza muhakemesi hukukunda geçerli olan kıyas yasağı ilkesi gereği genişletilemez. 2) Savcının Rolü: Modern ceza muhakemesinde savcı, sadece sanık aleyhine değil, 'maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla' da yükümlüdür (CMK m. 160/2). Savcının bu objektif rolü, onun kişisel bir taraf olmadığı varsayımını güçlendirir. 3) Diğer Güvenceler: Sanığın veya diğer tarafların, somut bir olguya dayanarak hakimin tarafsızlığından şüphe duymaları halinde CMK m. 24 uyarınca reddi hakim talebinde bulunma veya hakimin kendisinin CMK m. 30 uyarınca çekinme imkanları mevcuttur. Bu yollar kullanılmadıkça, sadece eş olma durumu otomatik bir ihlal sebebi sayılmamıştır.