Anayasa Mahkemesi'nin Ruken Gündüz başvurusunda (B. No: 2018/24786) ihlal kararı vermesinin temel sebebi nedir? Mahkemenin, başvurucunun 'kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddialarını' karşılamaması, gerekçeli karar hakkı (Anayasa m. 36, 141) bağlamında ne anlama gelmektedir?
Anayasa Mahkemesi'nin Ruken Gündüz başvurusunda ihlal kararı vermesinin temel sebebi, ilk derece mahkemesi ve kanun yolu mercilerinin, başvurucunun davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddialarına gerekçeli kararlarında 'ilgili ve yeterli bir yanıt' vermemiş olmalarıdır. 'Esaslı iddia', davanın temel sorunlarına ilişkin olan ve kabul edilmesi halinde hükmün sonucunu etkileyebilecek iddiadır. Somut olayda bu iddialar şunlardı: 1) Bomba Mekanizması İddiası: Başvurucu, uzmanlık raporlarına dayanarak bombanın uzaktan kumandalı olmadığını, 'maytap fitili' ile ateşlendiğini, dolayısıyla elindeki cisimle bombayı patlatmış olamayacağını savunmuştur. Mahkeme, bu raporları ve başvurucunun bu raporlara dayanan savunmasını hiç tartışmadan, 'elindeki belirsiz bir cisimle bombayı patlattığı' kabulüne varmıştır. 2) İstihbarat Raporu İddiası: Başvurucu, mahkumiyetin dayanağı olan istihbari raporun somut delillerle desteklenmediğini ve güvenilir olmadığını (örneğin raporda adı geçen diğer kişi hakkında KYOK kararı verildiğini) ileri sürmüştür. Mahkeme, bu iddianın neden reddedildiğine dair bir gerekçe sunmadan, istihbari bilgiyi mahkumiyetin ana dayanaklarından biri yapmıştır. Mahkemenin, sanığın mahkumiyetine veya beraatine etki edebilecek bu merkezi ve kritik iddiaları gerekçesinde hiç ele almaması veya geçiştirmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir.