TBK m. 439/3 uyarınca, işverenin nispi götürü tazminat isteme hakkı, işçinin işe başlamamasından veya işi bırakmasından itibaren 'otuz gün' içinde dava veya takip yoluyla kullanılmalıdır. Bu sürenin hukuki niteliği nedir? Bu süre geçirildikten sonra işveren, işçinin haksız fiilinden doğan zararını talep edebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43828

TBK m. 439/3'te belirtilen otuz günlük süre, bir 'hak düşürücü süre'dir. Bu sürenin geçirilmesiyle, işverenin sadece TBK m. 439/1'de öngörülen 'nispi götürü tazminat' ve bunun sağladığı 'ispat kolaylığı' hakkı düşer. Başka bir deyişle, işveren otuz gün sonra dava açarsa, artık işçinin aylık ücretinin dörtte biri kadar zarara uğradığı karinesinden yararlanamaz. Ancak bu, işverenin tüm tazminat haklarını kaybettiği anlamına gelmez. İşveren, otuz günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra dahi, işçinin sözleşmeye aykırı bu davranışından dolayı uğradığı 'gerçek zararını' genel hükümlere (TBK m. 112 vd.) göre ispatlamak suretiyle, genel zamanaşımı süresi (İş Kanunu ek m. 3(b) uyarınca 5 yıl) içinde talep edebilir. Özetle, 30 günlük süre sadece ispat kolaylığı sağlayan özel tazminat hakkını sona erdirir, genel hükümlere dayalı tazminat hakkını etkilemez.