TBK m. 439'da öngörülen işverenin tazminat hakkı ile iş sözleşmelerinde kararlaştırılan 'ceza koşulu' (TBK m. 420) arasındaki ilişkiyi analiz ediniz. Bir iş sözleşmesinde, işçinin işi aniden bırakması halinde aylık ücretinin yarısı kadar ceza koşulu ödeyeceği kararlaştırılmışsa, bu hükmün geçerliliği TBK m. 439'daki miktar ile sınırlı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43827

Hayır, sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun geçerliliği TBK m. 439'daki miktar ile sınırlı değildir. Sağlanan metinde de açıklandığı üzere, bu iki kurumun işlevleri farklıdır. TBK m. 439'daki nispi götürü tazminat, zararın telafisi ve ispat kolaylığı işlevini görür. Ceza koşulu ise (TBK m. 179 vd.), borcun ifasını teminat altına almak için bir baskı aracı ve ifa etmeme durumunda bir yaptırım işlevi görür. İş sözleşmelerindeki ceza koşulunun geçerliliği, TBK m. 420'deki özel şarta tabidir: 'Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.' Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2019/1K. sayılı kararına göre, ceza koşulu iki taraflı olmalı ve işçi aleyhine belirlenen miktar ve koşullar, işveren aleyhine olandan daha ağır olmamalıdır. Bu şartlar sağlandığı sürece, kararlaştırılan ceza koşulu miktarı, TBK m. 439'daki aylık ücretin dörtte birinden fazla olabilir. Dolayısıyla, sorudaki örnekte kararlaştırılan ceza koşulu, karşılıklılık ilkesine uygunsa geçerlidir ve TBK m. 439'daki miktar ile sınırlı değildir.