Birden fazla sanığın bulunduğu bir örgüt davasında, iddianamenin her bir sanık açısından 'bireyselleştirilmesi' ne anlama gelir? Bireyselleştirme yapılmamasının, özellikle savunma hakkı açısından doğuracağı sakıncalar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43824

Bireyselleştirme, iddianamede her bir sanığa isnat edilen fiillerin, bu fiillerin örgüt faaliyeti çerçevesinde nasıl ve ne zaman işlendiğinin, hangi delillerle desteklendiğinin ayrı ayrı ve açıkça ortaya konulmasıdır. Genel ve soyut olarak 'örgüt faaliyetlerine katıldığı' veya 'örgüte yardım ettiği' şeklinde yapılan bir anlatım, bireyselleştirme ilkesine aykırıdır. Bireyselleştirme yapılmamasının sakıncaları şunlardır: 1) Savunma Hakkının İhlali: Sanık, kendisine özel olarak hangi fiilin atfedildiğini bilmediği için etkili bir savunma yapamaz. Genel ithamlara karşı genel savunmalar yapmak zorunda kalır. 2) Yargılamanın Uzaması: Mahkeme, kovuşturma aşamasında her bir sanığın fiilini tek tek tespit etmeye çalışır ki bu, soruşturma aşamasında yapılması gereken bir işlemdir. Bu durum, yargılamanın gereksiz yere uzamasına neden olur. 3) Adil Yargılanma Hakkının Zedelenmesi: Sanık, hangi delilin kendisiyle, hangisinin diğer sanıklarla ilgili olduğunu anlayamaz. Bu durum, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerini zedeler. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, bu tür bir iddianame, CMK m. 170/4'e aykırı olduğu için iade edilmelidir.