Bir iddianamede, olay anlatımı kısmında sanığın cinsel içerikli bir eyleminden bahsedilmemesine rağmen, iddianamenin başlığında suçun 'Çocuğun Cinsel İstismarı' olarak belirtilmesi ve sevk maddesi olarak TCK m. 103/1'in gösterilmesi, usulüne uygun bir kamu davası açıldığı anlamına gelir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/208 K. sayılı kararındaki çoğunluk ve azınlık görüşlerini karşılaştırarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43822

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/208 K. sayılı kararında bu husus tartışılmıştır. Çoğunluk görüşüne göre, bu şekilde düzenlenen bir iddianame ile usulüne uygun bir kamu davası açılmış sayılmaz. Gerekçe olarak, CMK m. 170/4 uyarınca 'yüklenen suçu oluşturan olayların' açıkça anlatılması zorunluluğu gösterilmiştir. İddianamenin anlatım kısmında sanığın cinsel eyleminin ne olduğuna dair hiçbir açıklama bulunmaması, sadece 'müsnet suçu işlediği' gibi genel bir ifadeye yer verilmesi, sanığın ne ile suçlandığını anlamasını engeller ve savunma hakkını kısıtlar. Başlıkta suç adının ve sevk maddesinin yazılması, olay anlatımındaki bu temel eksikliği gidermez. Azınlık görüşü ise, iddianamenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Bu görüşe göre, olay anlatımındaki 'müsnet suç' ibaresi, iddianame başlığındaki 'çocuğun cinsel istismarı' suçuyla birlikte okunduğunda, sanığın hangi suçla itham edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde anlaşılabilmektedir. Dolayısıyla, azınlık görüşü davanın usulüne uygun açıldığını kabul etmektedir. Ancak CGK, çoğunluk görüşü doğrultusunda karar vererek, fiilin somut olarak anlatılmasının vazgeçilmez bir unsur olduğunu ve bunun yokluğunda davanın açılmamış sayılacağını benimsemiştir.