Bir sanığın, aynı gece içerisinde, farklı yerlerden iki ayrı motosikleti çaldığı, birini bir inşaata saklayıp diğerini çalmaya devam ettiği ve motosikletlerin tanınmaması için plakalarına müdahale ettiği bir olayda, sanığın 'sahiplenme kastı' mı yoksa 'kullanma kastı' mı olduğu nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/235 sayılı kararındaki ölçütleri kullanarak bu somut olayı analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43811

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/235 sayılı kararında tam da bu senaryo ele alınmıştır. Kurul, sanıkların eylemlerinin 'sahiplenme kastıyla' yapıldığına hükmetmiştir. Değerlendirmede kullanılan ölçütler şunlardır: 1) Eylemin Tekrarlanması: Sanıkların aynı gece birden fazla motosiklet çalması, geçici bir ihtiyacın ötesinde, mal edinme iradesini gösterir. 2) Malın Saklanması: Motosikletlerden birinin kolayca bulunamayacak bir yer olan 'inşaat halindeki bir binaya bırakılması', iade amacının aksine, malı gizleme ve sahiplenme niyetine işaret eder. 3) Kimliğin Gizlenmesi: Motosikletlerin tanınmaması için 'plakalarına müdahalede bulunulması' (birinin plakasını çıkarmak, diğerininkini eğmek), failin malı kalıcı olarak zilyetliğinde tutma ve yakalanmaktan kaçınma amacını ortaya koyar. Bu objektif davranışlar, sanıkların 'geçici bir süre kullanarak zilyetlerine iade etmek amacıyla değil, sahiplenmek kastıyla' hareket ettiklerini göstermektedir. Dolayısıyla, bu olayda TCK m. 146'nın uygulanması mümkün değildir.