Eski 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'daki kullanma hırsızlığı düzenlemeleri arasındaki temel farklar nelerdir? Bu farkların, suçun uygulama alanı üzerindeki etkilerini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43810

Ceza Genel Kurulu'nun 2016/235 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK arasında kullanma hırsızlığına ilişkin önemli farklar vardır: 1) Suçun Konusu: 765 sayılı TCK m. 494/1'de kullanma hırsızlığının konusu yalnızca 'özel ulaşım araçları' ile sınırlıydı. 5237 sayılı TCK m. 146'da ise 'malın cinsi konusunda bir ayrım yapılmamış olup bütün taşınır mallar' suça konu olabilir. Bu, mevcut düzenlemenin uygulama alanını önemli ölçüde genişletmiştir. 2) İade Şekli: 765 sayılı TCK, aracın zilyedine geri verilmesini veya kolaylıkla bulabileceği bir yere bırakılmasını ararken, 5237 sayılı TCK sadece 'iade etmek amacı ile' alınmasını yeterli görmektedir. Bu, yeni kanunun failin sübjektif niyetine daha fazla önem verdiğini gösterir. 3) İstisna Hali: 765 sayılı TCK'da 'malın suç işlemek için kullanılmaması' gibi bir şart bulunmazken, 5237 sayılı TCK bu durumu açıkça bir istisna olarak düzenlemiştir. Bu farklar, yeni kanunun kullanma hırsızlığını daha genel bir indirim sebebi olarak düzenlediğini ancak kötüye kullanılmasını önlemek için bir güvence mekanizması (suç işleme yasağı) getirdiğini göstermektedir.