TCK m. 146'nın uygulanma koşullarından biri de malın 'suç işlemek için kullanılmamış olması'dır. Failin, kullanma hırsızlığına konu olan araç ile taksirli bir suç (örn. trafik kazası) işlemesi durumunda bu hüküm uygulanabilir mi? Bu istisnanın kapsamını ve amacını Yargıtay kararları ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #43809

TCK m. 146/1'in son cümlesi, malın 'suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz' der. Madde gerekçesi ve Yargıtay kararlarına göre, bu istisna, kasten işlenen suçlar için öngörülmüştür. Amaç, suç işlemeyi kolaylaştıran bir fiili ödüllendirmemektir. Ceza Genel Kurulu'nun 2016/235 sayılı kararında atıf yapılan doktrin görüşlerine göre, failin kullanma hırsızlığı yaptığı eşya ile taksirli bir suç işlemesi (örn. çaldığı araçla trafik kazası yapıp birinin yaralanmasına veya ölümüne neden olması) veya suç teşkil etmeyen hukuka aykırı bir fiilde kullanması (örn. özel mülke izinsiz girmesi) TCK m. 146'nın uygulanmasına engel teşkil etmez. Buradaki 'suç işlemek' ifadesi, malın başka bir kasti suçun işlenmesinde bir araç olarak kullanılmasını ifade eder. Örneğin, bir bankayı soymak için araba çalmak bu kapsamdadır. Taksirli suçlarda ise failin neticeyi öngörmesi ama istememesi söz konusu olduğundan, malı 'suç işlemek amacıyla' kullanma kastı yoktur.