HMK m. 406/2'de 'İhtiyati haciz... gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır' denilmektedir. Maddenin gerekçesine göre, bu hükmün temel amacı nedir ve uygulamada 'ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesi' gibi kararların önüne geçilmesindeki rolü nedir?
HMK m. 406/2'nin ve gerekçesinin temel amacı, **farklı amaç ve şartlara tabi olan geçici hukuki koruma türlerinin birbirine karıştırılmasını önlemek ve her bir kurumun kendi özel yasal düzenlemesine tabi olduğunu vurgulamaktır.** **Hükmün Temel Amacı:** Bu hüküm, HMK'da düzenlenen genel geçici hukuki koruma yolları olan 'ihtiyati tedbir' ve 'delil tespiti' dışında, başta İcra ve İflas Kanunu olmak üzere diğer kanunlarda yer alan özel geçici hukuki korumaların (ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri, geçici düzenleme niteliğindeki kararlar vb.) kendi özel hükümlerine göre uygulanacağını belirtir. Bu, bir nevi 'özel hükmün önceliği' ilkesini geçici hukuki korumalar alanında teyit etmektir. Amaç, her bir koruma tedbirinin kendi özgün şartları, usulü ve sonuçları çerçevesinde değerlendirilmesini sağlamaktır. **'İhtiyati Tedbir Zımnında İhtiyati Haciz' Gibi Hatalı Kararların Önlenmesi:** Madde gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, bu hükümle özellikle uygulamada sıkça yapılan bir hatanın önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Para alacakları için uygulanması gereken hukuki koruma 'ihtiyati haciz' (İİK m.257 vd.) iken, mahkemelerin bazen hatalı bir şekilde, şartları ve sonuçları daha farklı olan 'ihtiyati tedbir' (HMK m.389 vd.) kararı vermesi veya 'ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz' gibi kanunda yeri olmayan, melez ve hukuka aykırı kararlar oluşturması söz konusuydu. HMK m.406/2, bu tür hatalı uygulamaları engellemeyi hedefler. Bir talep, özü itibarıyla bir para alacağını güvence altına almaya yönelikse, mahkeme bu talebi İİK'daki ihtiyati haciz hükümlerine göre değerlendirmek zorundadır; HMK'daki ihtiyati tedbir hükümlerini uygulayamaz. Bu madde, hâkime, her bir geçici hukuki koruma türünü kendi yasal zemininde ve doğru hukuki nitelendirme ile ele alma yükümlülüğü getirerek, bu tür kanuna aykırı ve sakıncalı kararların oluşmasını engellemeyi amaçlar. (Kaynak: hmk-madde-406-diger-gecici-hukuki-korumalar.html)