AİHM'nin Yaygın/Türkiye kararı (12254/20) ile Akgün/Türkiye kararını (19699/18) karşılaştırdığınızda, AİHM'nin ByLock deliline dayalı tutuklama tedbirinin hukukiliğini değerlendirirken hangi temel kritere odaklandığı görülmektedir? Neden bir başvuruda ihlal kararı verilirken diğerinde kabul edilemezlik kararı verilmiştir?
AİHM'nin bu iki kararı karşılaştırıldığında, Mahkeme'nin ByLock deliline dayalı tutuklamanın hukukiliğini (AİHS m.5/1-c) değerlendirirken odaklandığı temel kriterin, **tutuklamanın sadece ByLock deliline mi dayandığı, yoksa bunu destekleyen başka somut delillerin dosyada mevcut olup olmadığı** olduğu görülmektedir. **Akgün/Türkiye Kararı (İhlal Kararı):** * Bu davada, başvurucunun tutuklanmasına dayanak olan tek unsur, ByLock kullanıcısı olduğunu belirten soyut bir tespitti. AİHM, dosyada bu tespiti destekleyen **başka hiçbir somut delil (tanık beyanı, belge, finansal hareket vb.) bulunmadığını** vurgulamıştır. * AİHM'e göre, sadece şifreli bir iletişim aracını kullanmak, tek başına, bir kişiyi suç işlediğinden şüphelenmek için 'inandırıcı sebep' veya 'makul şüphe' oluşturmaz. * Bu nedenle AİHM, sadece desteklenmeyen bir ByLock iddiasına dayalı tutuklamanın keyfi olduğuna ve AİHS m.5/1'in ihlal edildiğine karar vermiştir. **Yaygın/Türkiye Kararı (Kabul Edilemezlik Kararı):** * Bu davada ise, başvurucunun tutuklanma gerekçesi olarak ByLock kullanımının yanı sıra, aleyhinde ifade veren bir **gizli tanık beyanı** da bulunmaktaydı. * AİHM, ByLock iddiasının **yan bir delille desteklendiğini** görmüştür. Bu durumda, iki delilin bir arada, ulusal mahkemelerin kişi hakkında 'suç işlediğine dair makul bir şüpheye' ulaşması için yeterli bir zemin oluşturduğunu kabul etmiştir. * Ulusal mahkemelerin delil takdirine bariz bir keyfilik veya takdir hatası olmadıkça müdahale etmeme ilkesi gereğince AİHM, başvurunun bu kısmının 'açıkça dayanaktan yoksun' olduğuna ve kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. **Sonuç:** İki karar arasındaki fark, delillerin tekliği veya çokluğudur. AİHM, tek başına ve içeriği/bağlamı belirsiz bir ByLock kullanımını tutuklama için yetersiz görürken; bu delilin, bir tanık beyanı gibi başka bir somut olgu ile desteklenmesi halinde, tutuklama için gerekli olan 'makul şüphe' standardının karşılandığını kabul etmektedir. (Kaynak: orgut-uyeligi-tespitinde-bylock)