Delil tespiti (HMK m.400-406), bir dava açılmadan önce yapıldığında, bu süreçte yapılan masraflar (bilirkişi ücreti vb.) hukuki olarak nasıl nitelendirilir ve davada bu masrafların taraflara yükletilmesi nasıl belirlenir? Mahkemenin bu giderleri dava konusu alacağına ekleyerek hüküm altına alması neden usule aykırıdır? (Yargıtay 15. HD, E. 2015/3164, K. 2015/5052)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #42570

Dava açılmadan önce yapılan delil tespiti masrafları, hukuki olarak 'yargılama gideri' olarak nitelendirilir ve dava konusu alacağın bir parçası (müddeabih) olarak kabul edilemez. **Hukuki Nitelik ve Yükletilme Usulü:** 1. **Yargılama Gideri Niteliği:** Yargıtay'ın 22.03.1976 tarihli ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, davanın açılmasından önce yapılan delil tespiti giderleri, yargılama giderlerinden sayılır. Bu içtihat, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra da geçerliliğini korumaktadır. HMK'nın 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri arasında 'keşif, muayene, tanık ve bilirkişi ücretleri' yer almaktadır ve delil tespiti de esasen bu işlemleri içerir. Davadan önce gönderilen ihtarname giderleri de aynı şekilde yargılama gideri kabul edilir. 2. **Taraflara Yükletilmesi:** Yargılama giderleri, davanın sonunda, tarafların davadaki haklılık oranlarına göre paylaştırılır (HMK m.326). Yani, dava sonunda haksız çıkan taraf, kural olarak tüm yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davanın kısmen kabul kısmen reddi durumunda ise giderler bu orana göre taraflar arasında bölüştürülür. **Alacağa Eklenmesinin Usule Aykırılığı:** Mahkemenin, delil tespiti giderlerini dava konusu alacağa (örneğin eksik işler bedeline) ekleyerek hüküm altına alması, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, usule aykırıdır. Çünkü: * Delil tespiti gideri, davanın esasını oluşturan bir alacak kalemi değil, davanın yürütülmesi için yapılan bir masraftır. * Bu giderin alacağa eklenmesi, onun bir 'yargılama gideri' olduğu niteliğini değiştirir ve haksız çıkan tarafın haklılık oranından bağımsız olarak tüm masrafı ödemesi gibi hatalı bir sonuca yol açabilir. * Doğru usul, mahkemenin hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin dökümünü ayrı bir kalemde göstermesi ve bu giderlerin kim tarafından karşılanacağını tarafların haklılık oranına göre belirlemesidir. (Kaynak: hmk-madde-406-diger-gecici-hukuki-korumalar.html)