Tutuklama tedbirinin uygulanmasında CMK m.100/3'te yer alan 'katalog suçlar' düzenlemesi, uygulamada nasıl bir keyfiliğe yol açmaktadır? Makale yazarına göre bu düzenlemenin, AİHS m.5/3 ve AİHM'nin (Mamedova/Rusya, Idalov/Rusya vb.) içtihatları ile çelişen yönleri nelerdir?
Makaleye göre CMK m.100/3'teki 'katalog suçlar' düzenlemesi, uygulamada ciddi bir keyfiliğe zemin hazırlamaktadır. Bu durumun nedenleri şunlardır: 1. **Tutuklama Nedenlerinin Varsayılması:** Hüküm, katalogda sayılan suçların işlendiğine dair kuvvetli şüphe varsa, CMK m.100/2'de aranan 'kaçma veya delilleri karartma şüphesini gösteren somut olgular' gibi tutuklama nedenlerinin ayrıca araştırılmasına gerek kalmadan 'varsayılabileceğini' düzenlemektedir. Bu durum, uygulayıcıların (savcı ve hakimlerin) somut bir tutuklama nedeni aramaksızın, sadece suçun niteliğine dayanarak tutuklama kararı vermesine olanak tanır. 2. **Basmakalıp Gerekçeler:** Uygulamada bu düzenleme, 'suçun vasıf ve mahiyeti' veya 'atılı suçun CMK m.100/3'te sayılan katalog suçlardan olması' gibi soyut ve basmakalıp gerekçelerle tutuklama kararlarının verilmesine ve tutukluluğun devamına yol açmaktadır. Bu, CMK m.101/2'nin aradığı somut gerekçelendirme yükümlülüğünü işlevsiz kılmaktadır. **AİHM İçtihatları ile Çelişkisi:** Makale yazarına göre bu uygulama, AİHS m.5/3 ve AİHM içtihatlarına açıkça aykırıdır: * **Suçun Ciddiyetinin Tek Başına Yeterli Olmaması:** AİHM, Mamedova/Rusya, Idalov/Rusya, Garycki/Polonya gibi birçok kararında, bir kişinin tutukluluğunun sadece işlendiği iddia olunan suçun ciddiyetine veya kanunda öngörülen cezanın ağırlığına dayandırılarak sürdürülemeyeceğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. Suçun ciddiyeti, kaçma riskine işaret eden bir unsur olabilse de, tek başına tutukluluğu haklı kılmak için yeterli bir sebep değildir. * **Bireyselleştirilmiş Gerekçe Zorunluluğu:** AİHM, tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarının her bireyin özel durumuna (kaçma riski, delil karartma tehlikesi gibi) ilişkin somut ve bireyselleştirilmiş gerekçelere dayanması gerektiğini belirtmektedir. Katalog suçlara dayalı otomatik varsayımlar, bu bireyselleştirme zorunluluğunu ihlal eder. Sonuç olarak yazar, hem iç hukukta keyfiliği önlemek hem de AİHS'e uyumu sağlamak amacıyla CMK m.100/3'teki katalog suç düzenlemesinin kaldırılması gerektiğini savunmaktadır. (Kaynak: ceza-muhakemesi-hukukumuzda-bir-uygulama-sorunu-tutuklama.html)