CMK m.135'te düzenlenen 'iletişimin denetlenmesi' tedbirleri ile 'iletişimin tespiti' (HTS kayıtları) arasında uygulamada yaşanan yetki karmaşası ve hukuki tartışma nedir? Makale yazarının bu konudaki görüşü ve çözüm önerisi nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #42507

Makalede, CMK m.135 kapsamında uygulamada yaşanan temel hukuki tartışma, geçmişe dönük 'iletişimin tespiti' yani HTS (Historical Traffic Search) kayıtlarının alınmasının hangi usule tabi olduğu konusundadır. **Uygulamadaki Tartışma ve Yetki Karmaşası:** * **Bir Görüş (Savcılıkların benimsediği):** Geçmişe dönük HTS kayıtları, iletişimin içeriğini göstermediği için CMK m.135'teki 'iletişimin denetlenmesi' kapsamına girmez. Bunlar, CMK m.160-161 uyarınca savcının soruşturma kapsamında doğrudan toplayabileceği 'bilgi' niteliğinde delillerdir. Bu nedenle ağır ceza mahkemesi kararına gerek yoktur. * **Diğer Görüşler:** Kimilerine göre bu kayıtlar sulh ceza hakimliğinin kararıyla (CMK m.162-163), kimilerine göre ise CMK m.135 uyarınca ağır ceza mahkemesi kararıyla alınmalıdır. Bu farklı yorumlar, savcılık, hakimlikler, mahkemeler ve TİB (yeni adıyla BTK) arasında ciddi anlaşmazlıklara, yetki karmaşasına ve HTS kayıtlarının ya hiç ya da zamanında alınamamasına, dolayısıyla soruşturmaların sekteye uğramasına neden olmaktadır. **Makale Yazarının Görüşü ve Çözüm Önerisi:** * **Yazarın Görüşü:** Yazar, bu konuda bir tartışma olmaması gerektiğini, geçmişe dönük de olsa tüm HTS raporlarının, haberleşme hürriyetine bir müdahale teşkil ettiğini ve bu nedenle CMK m.135 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Savcılığın CMK m.160-161'e dayanarak bu verileri doğrudan toplaması yorumuna katılmaz. * **Çözüm Önerisi:** Yazar, uygulamadaki bu tartışmaya son verecek net bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirtir. Bu düzenlemeyle, geçmişe dönük HTS kayıtlarının hangi merciin kararıyla (örneğin hakimlik veya mahkeme) ve hangi şartlarda alınacağının açıkça belirtilmesi, yaşanan yetki karmaşasını ve belirsizliği ortadan kaldıracaktır. Yazar ayrıca, dinleme kararlarının ağır ceza mahkemesinin 'oybirliği' ile verilmesi şartının da kaldırılması ve bu kararın soruşturmada sorgu hakimliği, kovuşturmada ise mahkeme tarafından verilmesi gerektiğini savunmaktadır. (Kaynak: bitmeyen-cmk-degisiklikleri.html)